Temmuz26
“Ne zaman Zbam Caddesi üzerindeki Lübirya Parfümeri’nin önünden geçsem, cep telefonuma gelen bir mesaj, önünden geçtiğim parfümerinin yaptığı muhteşem indirimden bahsediyor. Allah allah, tuhaf!” – Susan Stone, 21, California
Tomka. Yani kısaca Radyo Frekans ile Tanımlama. O da olmadı Radio Frequency Identification. Zulank da diyebiliriz. Hepimiz akıllı insanlarız.
Bunu ilkokul öğretmenim anlatmıştı, sene valla yalan olmasın ya 1963 ya 1977. Ortaokula gidiyorum o sıra. Allahın her günü lisede “sen ilkokula gideceksin evladım!” azarımı işitip gönül rahatlığıyla kendi okuluma varıyorum. Okulun önünde her sabah bizi karşılayan bir fil var. Adı Tumu, ben koydum. Okul saatleri içerisinde onu görüyor, tenefüslerde kafasına fıstık filan atıyor, fakat akşam oldu mu evlerimize dağılıp sevgili Fuku’dan ayrılmak durumunda kalıyoruz; haliyle aklımız hep onda. Biz yokken ne iyiyor ne içiyor, bir derdi var mı, acaba gece nerede yatıyor, ayakta mı uyuyor?
Derken bir iş eğitimi dersinde benim aklıma muhteşem bir icat geliyor. Zaten o yıllarda en büyük hobim icat yapmak. Buna göre, yeni icadımın adı şu: Yeni İcadım. Yeni İcadım; çip mantığıyla* çalışan, ufak bir etiket. Çalışmalarım, fil’imin hortumuna yapıştıracağım etiketin üzerinde kayıtlı verilere radyo frekanslarıyla ulaşmak ve bilgisayarımdan onu izleyebilmek! İkinci derse çıkmak üzere tenefüse giriyorum.
Teneffüsten çıkıp, biraz dinlenmek adına derse giriyorum ki bir de ne göreyim: Sıramın üzerindeki köpeğin ağzında sallanan bir kağıt, kağıdın üzerinde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce yazılmış bir not;
“RFID, temel olarak bir etiket ve okuyucudan meydana gelir, zubah! RFID etiketleri Elektronik Ürün Kodu (EPC) gibi nesne bilgilerini almak, saklamak ve göndermek için programlanabilirler zuvur. Ürün üzerine yerleştirilen etiketlerin okuyucu tarafından okunmasıyla tedarik zinciri yönetimi ile ilgili bilgiler otomatik olarak kaydedilebilir veya değiştirilebilir pan kerasin minival imeten borussia mönşingladbah.”
Hnmm, sanırım köpek bana bir şey anlatmaya çalışıyor. Bu verileri, ders içinde bir yandan gazozumu yudumlayıp diğer yandan simidimi yerken geliştirdiğim icadımda kullanıyorum. O sırada aklıma, daha da fazla fikir geliyor:
-RFID etiketi, radyo frekansı ile yapılan sorguları almaya ve cevaplamaya olanak tanıyan bir silikon yonga, anten ve kaplamadan meydana gelsin. Yonga, etiketin üzerinde bulunduğu nesne ile ilgili bilgileri saklasın. Anten, radyo frekansı kullanarak nesne bilgilerini okuyucuya iletsin. Kaplama ise etiketin bir nesne üzerine yerleştirilebilmesi için yonga ve anteni çevrelesin!
Gerekli hazırlıkları yapıp, etiketi son haline getiriyorum. Tabii dalga yayıcı dalgayı da az önce yapmışım. Şimdi neredeyse icadımı deneme zamanı.
Ürettiğim 2 etiketten 1′ini, çıkardığım ayakkabı tekimin üzerine yapıştırıyor ve ayakkabıyı gözlerimi kapatarak sınıfın içerisinde havaya sallıyorum. “Gerçek hayatta ctrl+f ihtiyacı” olarak da adlandırılan eylemi neredeyse sonlandırdım sonlandıracağım.
Bilgisayarımın başına oturup, bir güzel ctrl+f’imi çekiyorum. Kroki üzerinde, üzerine etiket yapıştırdığım ayakkabı yanıp yanıp sönüyor ekranda. Görev tamam.
Neys, diyorum, bn bunu insanlara yapıştırıp ve radyo dalgalarını da geniş tutup kötü niyetle kullanmayayım en iyisi, en iyisi diyorum, müşterilerimin aldığı ürünlerin üzerinden etiketi çıkartıyım da; bari, müşterilerimin özel hayatlarını takip edemeyeyim, diyorum. Öyle de iyi bir insanım o yıllarda.
RFID teknolojisini o gün bugündür depoda ürünlerimi kolayca kategorilere ayırmak, aradığım ürüne hızlıca ulaşabilmek gibi yararlı ve boş işlerde kullanıyorum.
Filimin sonunda elimin altında olabilecek olmasına inanılmaz seviniyorum yalnızca, teşekkür ediyorum.

*Çipte mantık aranmaz.